• finecoaching

Tembellik Hakkı: İşe Yaramazlık Hissinin Panzehiri

En son güncellendiği tarih: 1 Ara 2020

Çalışmaya ve üretmeye yapılan güzelleme kadar insanın kendine ayırdığı vakte, kendi için bir şeyler yapmasına övgü verildiğini duydunuz mu hiç?

İnsanlık varoluşundan bu yana aktif halde ve bu halde olmaya da devam ediyor. Nedir bu aktiflik? Bir şey yapıyor olma hali, üretkenlik, boş durmama durumu, “boş” kalmama… İşin olmadığı zamanlarsa, “boş” vakit addediliyor.

Öncelikle “boş” kavramı üzerinde duralım. Nişanyan sözlüğe göre eski Türkçe bir sözcük olan boş “serbest, salık, kayıtsız” anlamlarına geliyor.

Neyden serbest?

Bir gününüzü ve neler yaptığınızı düşünün. Bir şey yapmadığınız bir an var mı? Bir şey yapmadığınızda iyi hissettiğiniz bir an var mı?




Birini arayacaksınız, ilk söylediğiniz söz ne oluyor? … Ben çoğunlukla “N’apıyorsun?/N’aptın?” sorusuyla karşılaşıyorum.



YAPMA ÇAĞINDAN OLMA ÇAĞINA

Hayatta Kalma İçgüdüsü | Adaletsiz Gelir, İş Yükü ve Boş Zaman Dağılımı

Hayatımız aktif olma/eylem/hareket üzerine muntazam bir şekilde inşa edilmiş öyle ki bu yapma hali Dünya ise, biz de Ay gibi etrafında dolanıyoruz.

Bu elbette hem ekonomik, hem sosyolojik hem de psikolojik olarak incelenmesi gereken bir konu. İlk çağlarda zenginler, kendilerine vakit ayırmak ve “tembellik” yapmak için köleleri fazlaca çalıştırıyor. İlerleyen çağlarda ise tembellik hoş karşılanmıyor ve “boş” vakit kazanmak için insanın gereken işi tamamlaması gerekiyordu.

İnsan koşullandırma: “Boş vakit istiyorsan kazanmalısın.”



İnsanın kendine ayırdığı vakit en doğal hakkıdır. Çalışmak da insanın pek doğal bir ihtiyacı. Fakat etrafınızı bir gözlemleyin. Size de denge bozulmuş gibi gelmiyor mu?


Adaletsiz iş yükü, gelir ve “boş” zaman dağılımı insana çalışmayı dayatıyor. Elbette burada insanın hayatta kalma içgüdüsünden faydalanılıyor ve odak bir şeyler için hareket halinde olmaya kayıyor.

Kümülatif gelişen çalışma algısı çalışmayanın, bir şeyle uğraşmayanın, kendini değersiz hissetmesinde önemli bir rol oynuyor.

Pek çoğumuz bundan muzdaribiz. Kendimizi sürekli bir şeyler yapmaya zorluyoruz. Kitap okumaya, film izlemeye, bir projeyi bitirmeye… Boş durmama gayretinden yorgun düşüyoruz, bazen odaklanamıyoruz. Ama tekrar bir şeyler yapmak istiyoruz “bir işe yaramak”, değerli hissetmek için.

Bu yanılgı burada çözülüyor.

Hiçbir şey yapmak zorunda değilsin. Sen var olduğun için değerlisin. Senin varlığın kıymetli.

KENDİNE VAKİT AYIRMA ZAMANI (ME TIME)

Koronavirüs sayesinde artık odağımızı kendimize çevirmeye başladığımız için zorlanıyoruz. Sanırım tüm dünya topluca kendiyle bu kadar baş başa kalamazdı.

Kendinle baş başa kaliteli vakit geçirmeye başlaman ve hayatındaki iş ve özel alan dengesini kurman için harika bir fırsat!

Kendine ayırdığın zaman neden boş olsun? Kendine vakit ayırmak su gibi, hava gibi en doğal hakkın.

Bu vaktin ne olduğunu da nasıl değerlendireceğinizi de unutmuş olabilirsiniz.

Çünkü kayıtsızca dizi izlemekten, vakit geçsin diye yapılan bir aktiviteden bahsetmiyorum…

bir işle oyalanmaktan da.

Hiçbir şey yapmamak bir seçenek ama zorunlu değil.

Yeniden verimli çalışabilmek için kafa boşaltan eylemler de seçenek olmamalı.

Bu zamanlar çalışmak için kendinizi şarj edeceğiniz zamanlar değil.

Bu zamanlar kendinizin hayatınızın başrolü olduğunu hatırlama zamanı. Tamamen varlığınızın farkında olarak kendinizi onurlandıracağınız zamanlar… her anının keyfini hissettiğiniz, tadını aldığınız kaliteli bir “kendinle baş başa” zamanı!


Varlığını kutlamak, varlığının ne kadar kutsal olduğunu hatırlamak için

ister bir kahve al kendine, ister bir bardak su, istersen hiçbir şey alma, sadece bir yerde otur. Sevdiğin için resim yap. Sadece kendin için bir şarkı aç, Sadece kendin için. ve varlığını hisset… Kendini kutla, hiçbir sebep olmadan.


YAPILACAKLAR LİSTENİZ BİR KENARA, “OLMA” LİSTESİ HAZIRLAYIN

Hayat bir denge işi: Yapmak ve olmak.

Uzun zamandır koştuğumuz için daha fazla soluklanmamız gerektiğini düşünüyorum. Daha fazla derin nefes, daha fazla durmak ve aslında “olmak”…

Olmak kelimesi varlık kazanmak anlamına geliyor.

Varlık kazanmak…

Kendimize ayırdığımız vakitle güçlendirebileceğimiz pek çok konu var.

Öz sevgi, öz şefkat, öz saygı, öz değer, özgüven ve öz disiplin, öz takdir…

Varlığın temel taşları…

Bu taşların yerli yerinde olmadığını hissediyorsanız, bunların sizdeki durumunu gözlemleyin. Buradaki yazıdan bu konuyla alakalı daha fazla okuma yapabilirsiniz.

Varlığımızı tamamlamak, özümüzün harikalığını keşfetmek ve hayatımızda dengeyi yakalamak için bu liste üzerine çalışmamızın artık bir gereklilik olduğuna inanıyorum.

Bir de karşımdakine “Nasılsın?” demeyi seviyorum.

Varlığınızın farkında ve sevgiyle kalın,

Hande

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Telif Hakkı©2020 FINECOACHING. Tüm Hakları Saklıdır. İçerikleri tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://www.thefinecoaching.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.