• finecoaching

Röportaj: Yaratıcılık Nedir? Yaratıcılığınızı Nasıl Artırırsınız? Yaratıcı Koçluk Nedir?

Merhabalar!


Bundan sonra blogda konusu üzerine uzman kişilerle yaptığımız röportajlar yer alacak.


Bu hafta yaratıcı koç Aycan Yüksel Akçil, yaratıcılık ve yaratıcı koçluk üzerine sorularımı yanıtladı. Keyifli ve bilgi dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Umarım sizler için de keyifli ve faydalı olur.


Aycan Akçil kimdir, sizi tanıyabilir miyiz?



-Ben Aycan Yüksel Ayçil. Kırk yaşındayım, iki kız çocuğum var.. 2003 İTÜ Endüstriyel Tasarım mezunuyum. 20 seneye yakındır profesyonel tasarımcılık yapıyorum. Mekan tasarlama üzerine tasarım müdürlüğü yaptım. Şu anda uluslararası ve ulusal firmalarda çalıştım. Şu anda bir firmada çalışıyorum. İkinci doğumundan sonra 1 sene ara vermiştim.

Biz Bize Derneği 2017 yılında işe ara vermiş kadınlarla ilgili bir eğitim açtılar. Başvurdum ve kabul edildim. Hem eğitim, hem mentorluk, hem e-ticaret sertifikasyonu hem de koçluk vardı içinde. Ben o zamana kadar, koçluğun k'sini dahi bilmiyordum. Çünkü bizim sektörde koçluğu bırakın, mentorluk dahi yok. Bana çok yetkin bir koç atandı. 6 seans yaptık ve çok büyük bir değişim ve dönüşüm fark ettim. Çok netleştim, bambaşka bir yere getirdi beni. O zaman bu benim aklıma koçluğu düşürdü. Koçluk çok güzel, yararlı ve herkesin alması gereken bir şey diye düşünüyordum. Bu senenin başında arkadaşlarla koçluk eğitimi alalım dedik, araştırma yaptık ve Perfect Mind Coach Academy'yi bulduk. Murat Hoca ve Başak'tan profesyonel koçluk eğitimleri aldım. Ardından "Yönetici Koçluğu" eğitimini ve bunların sertifikalarını aldım. Yazın sonunda Anka Koçluk'tan NLP eğitimi aldım. İhtiyaç halinde görüşmelerimde de kullanıyorum. Profesyonel koç olarak şu an ACC ünvanı için Murat hocadan mentorluk alıyorum. Bu ay içinde sınava gireceğim ve koçluk meziyetlerime unvanı da ekleyerek daha profesyonel devam edeceğim. Şu anda evden çalıştığım için de aktif olarak bol bol koçluk yapıyorum. Yüzde seksen yaratıcı koçluk yapıyorum.


Yaratıcılık nedir, aslında herkes bir şeyler yaratıyor. Bir şeyi yaratıcı kılan nedir?


-Yaratıcılık "creativity" aslında creara'dan geliyor. Meydana getirmek, doğurmak, yaratmak anlamından geliyor. Bir yolculuk, kendi içimizdeki bir serüven aslında. Baktığınız şeyi herkesin gördüğü şeyden farklı şekilde görmek, bir şeyi hayal edebilmek ve o hayali gerçeğe dönüştürmek yaratıcılığın özü. Günlük olaylara, nesnelere -sadece sanat eseri yaratmak, dahiyane bir şey yaratmak değil- günlük hayatımızda günlük olaylara, nesnelere herkesten farklı bakabildiğimiz zaman daha yaratıcı oluyoruz. Yeni fikirler oluşturma, merak, motivasyon, kuşkulu bakmak içerir. nesneler ya da olaylar arasında hiç bulunmadık bağlantıları aramak ve bunları bulmak gerekiyor. Bunları bir fikir haline getirip, bu fikirlerin uygulamaya dökülmesi de gerekiyor yaratıcılık için. Yani sadece düşünmek ve hayal etmek değildir. Onu koçluktaki gibi eyleme dönüştürmek de yaratıcı faaliyetin içinde.


Photo by Jr Korpa on Unsplash


Bu soruyla beraber, yaratıcılık ne değildir kısmını da anlatmak istiyorum. Çünkü o da yaratıcılığı belirlemede çok önemlidir. Genelde yaratıcılığın ne olduğuyla alakalı farklı düşünceler olabiliyor.

Üstün bir yetenek değildir, herkesin yapabileceği bir şeydir.

Doğuştan gelen bir şey de değildir.

Özgürce, çılgın fikirler yaratıp bunların hiç arkasında durmadan sadece hayal etmek değildir.

Yoktan bir şeyi var etmek değildir. Arkasında hem çaba hem emek gerektirir.

Özellikle bilim insanlarına ya da sanatçılara özgü bir şey değil. Herkese özgüdür ve herkesin doğasında vardır.

Değer içermeyen fikirler bütünü değil, değer çok önemlidir yaratıcılıkta.

Büyük keşifler, dahiyane başyapıtlar, sanat eserleri yapmak değil.


Çok ilginç. Yani "Çok yaratıcı bir fikir!" dediğimizde aslında o yaratıcılık aşamasında gibi mi algılamalıyız?

-Aynen. Yaratıcı sürecin bir parçası, sonlanması ve bir yere varması gereken bir şey aslında.


YARATICILIK SADECE HAYAL KURMAK DEĞİL


Çok güzel, farklı bir bilgi öğrendim.

-Evet, hayal etmek değil çünkü yaratıcılığın içinde olan şey. Çünkü kuluçka dönemi var, Örneğin, bir sorunla karşılaşıyorsunuz. Kendi içinizde ya da etrafınızda yaşadığınız bir şeyle karşılaşıyorsunuz. "Bununla ilgili ne yapabilirim, bunun içinden nasıl çıkabilirim?" diye baktığınızda o aklınıza düşüyor ve bir kuluçka evresi başlıyor. Orada fikirler arka planda geliyor, bir şeylere farklı bakmaya başlıyorsunuz. Yoldan geçerken baktığınız şey farklı bir şekilde ilginizi çekiyor, beyninizin bir tarafında o dönüyor kuluçka süresince ve bir anda hiç fark etmediniz bir anda bir çözüm yaratıyorsunuz bununla ilgili. Bir "Aha!" anı, "Evreka " anı gibi . Sonra "Ben bu fikri nasıl uygulamaya geçiririm, nasıl bir gerçekliğe kavuştururum?" geliyor.


Yoktan bir şey var etmek de değil dediniz. Bunu kafamda canlandıramıyorum. Diyelim ki limon sıkacağı yoktu daha öncesinde ve ben limon sıkacağını buldum. Bu yaratıcılık değil mi?

-Limon sıkacağı neyden doğuyor?


İhtiyaçtan

-Aslında ana nokta o. Limon var ve suyunun sıkılması gerekiyor. Bunun üzerine düşünebilirsin. Bunu orta çağda daha çok mucitler yapıyordu. Şimdi tasarımcılar yapıyor. Limon sıkacağı dediğin için aklıma geldi, mesela Philippe Starck çok ünlü bir tasarımcıdır.

Onun çok ikonik bir limon sıkacağı vardır. Heykelsi bir şeydir ve bununla limon sıkılır mı diye insanı düşündürür. Mesela limon sıkma ihtiyacı hissediyorsun. Bunu nasıl yapabilirsin? Taşı içine koyabilirsin, çatalla yapabilirsin, başka bir şey icat edebilirsin. Bunların hepsi alternatif oluşturma kısmına geçiyor ve kuluçka döneminde oluyor. Hiç yoktan var olmuyor aslında. O ihtiyacımla düşünmeye başladığında, daha önceki deneyimlerini kafandan geçirmeye başlıyorsun, etrafı o gözle görmeye başlıyorsun, ben bunu neyle yapsam nasıl daha iyi olur diyosun. Sonra alternatifler içinden en kafana yatanı, en uygununu buluyorsun, çiziyorsun ve gerçeğe dönüştürüyorsun.


O zaman yoktan var olmuyor derken aslında bir anda bir lamba yanmıyor değil mi?

-Evet bir kuluçka dönemi olması gerekiyor. Araştırma ve fikirleri pratik etme aşaması çok önemli.


BEN BUNU NASIL YAPABİLİRİM?


Peki Aycan Hanım herkes yaratıcı olabilir mi?

-Yaratıcılığın yüzde 30'u genden, yüzde 70'i aslında bizim kendi yeteneklerimizden geliyor. O yüzden herkes yaratıcı olabilir. Bizim özelliklerimiz, deneyimlerimiz, eğitimimiz bunu çok etkileyen ve çok iyileştiren şeyler. Yani sadece çaba gerekiyor. Sadece bir soruna daha yaratıcı bir çözüm nasıl bulabilirim? ,Bir yoldan giderken farklı yoldan nasıl giderim? Bir şeyi farklı nasıl kullanabilirim. Bunun merakıyla yaşıyor olmak yaratıcılığı artırır, herkese özgüdür.


Hiç zeka demediniz. Genelde zekayla ilişkilendirilir.

-Aslında zekayla çok alakalı değil. Sadece o yüzde 30 kısımda, kalıtsal bir şey. Asında tamamen geliştirilebilen ve tamamen bize özgü olan kısmı yüzde 70'lik kısım.


Yani düşünerek, üzerine kafa yorarak, ilginç bağları kurmaya çalışarak geliştiriliyor değil mi? Aslında beyinde bir bölgeyi çalıştırmaya çalışıyoruz.

-Evet, evet. Aynen öyle. Bir sürü yöntemi var aslında. Beynin o bölgesini besliyor olmak lazım, düşünceyi geliştirebilmek için. 21. yy. yeteneklerinden, yeterliliklerinden ilk üçte yaratıcı düşünme. O yüzden çok önemli bir şey. Bizim ülkemizde de artık MEB de ayrıca önem vermeye başladı. Ben çok mutlu oluyorum. Eskiden daha ezber bir eğitim söz konusuydu. Şimdi biraz daha o konuda farkındalık yaşanıyor. Şimdi yaratıcı düşünmeyle ilgili dersler de görüyorum. Daha anaokul, ilkokul çağından itibaren bu eğitimler olduğunu görmek umut verici.


Peki yaratıcılığı geliştirmede bir yaş sınırı var mı?

-Yok, hayır. Küçüklükte de yok, büyüklükte de yok. Tamamen insanın kendini beslemesiyle alakalı.


Yaratıcılık nasıl beslenir?

Soru sorarak, koçlukta da en önemli şeydir bilirsin, merakı besler. Bulduğumuz ilk çözüme bağlı kalmamak. İlk bulduğun fikre, en kolay olana bağlanmadan başka nasıl alternatifler bulabilirim nasıl bu süreci iyileştirebilirim demek, dikkatli olmak, etrafımıza şüphe ile bakmak, çevremizi yaratıcılıkla doldurmak çok önemli. Masada çalışırken bir çiçek bulunması, çalışılan alanda yaratıcı bir obje bulunması, yaratıcılığı pozitif yönde çok etkiler. Ayrıca yürüyüş yapmanın da yaratıcılığı artırdığı bilimsel olarak da ispatlandı. Bunaldığınız ya da motive olamadığınız bir anda, çözmeye çalıştığınız şeyi bir kenara bırakıp sadece doğayla, yürüyüşün ritmiyle odaklandığınız zaman, sonrasında rahat bir yaratıcı süreç yaşayabiliyorsunuz. Kendinize challenge'lar uygulamak diyebilirim. Birazcık zorlamak. "Ben bunu nasıl yapabilirim?" diyerek onunla ilgili kendi kendini yorma hali önemli. Kendine meydan okuma ve rahatlatma olabilir. Rahatlatma, yardım alma, meditasyon, yoga, koçluk almak olabilir. Bunların hepsi yaratıcılığı artıran şeyler.

Photo by Joseph Rosales on Unsplash


Ben de yürüyüşlere başladım. Daha anda kalmayla alakalı anladığım kadarıyla. Zihni boşaltıp anda kalmak ve aslında ilgilendiğimiz şeyi objektif olarak geçmiş ve gelecekten rafine bir şekilde almakla başlıyor galiba.

-Evet, anda kalmak çok önemli. Beyin, tehdit hissetmediğinde rahat ve huzurlu olduğunda çok daha yaratıcı oluyor. O yüzden çevremiz de çok önemli. O huzuru, yaratıcı ortamı hissedebilmek önemli.


Zorlayan bir şey olmadığında beyin daha rahat oluyor demiştiniz. Challenge yaratmak da önemli, bunun dozu nasıl olmalı peki? Hem güvende olmalı hem de bizi yukarı çekmeli değil mi?

-Başarı çok büyük bir motivasyon kaynağı. O challenge'lar da oradan geliyor. Koçlukta, sen de biliyorsun, hedefler ve eylemler konusuna çalışırız. Danışan ne çok kolay, ne de çok zor hedefler belirler. O her hafta periyodik olarak aştığında, başarılı olduğunda çok daha ivmeli bir şekilde o yolda devam eder. Yaratıcı süreç de buna benziyor. Biraz kendimizi bırakmayıp, hafif zorlamak lazım ama çok fazla değil. Tehdit oluşturacak kadar değil. O dengeyi bilmek gerekli. Bilemiyorsa yardım alması gerekebilir.


Burada şefkatli davranmak diyebilir miyiz? Bizi zorlayan şeyler her yerde var, her an karşımıza çıkıyor. Bu noktada belki de kendine şefkatli davranmak bizi yukarı çekebilir.

Evet, kesinlikle.


Geçen hafta paylaştığınız testle öğrendiğim yaratıcılık türlerini anlatabilir misiniz?

Adobe Create'in yaptığı, bir eğitimde gördüğüm bir test. Çok hoşuma gitti. Oradaki test tasarım ve yaratıcılıkla ilgili. Yaratıcı türler aslında bilimsel, sanatsal ve teknolojik yaratıcılıktan bahsedebilirim. Bilimsel yaratıcılık, o testteki 'innovative' ve 'thinker' gibi. Bilimsel yasalara, kurallara göre yeni düşünceler oluşturmakla ilgili. Sanatsal yaratıcılık, artist ve dreamer gibi daha herkese özgü ve hayal gücü içeren, herkesten farklı bakmakla ilgili. Teknolojik de bilimsel buluşlara daha teknolojik fikirler, düşüncelere yöneliktir. Endüstriyel yaratıcılık da var, bunları aslında kategorilendiriyoruz ama hepsi içimizde var. Doğamızda mevcut. Endüstriyel yaratıcılık hem bilimsel, hem sanatsal, hem de teknolojik yaratıcılığı kapsar. Endüstriyel devirden sonra çıkmış. Bir de toplumsal yaratıcılıktan bahsedebilirim. Toplum içindeki bireylerin her birinin farklı yaratıcı düşünceye sahip olması ve yeni fikirler geliştirmesiyle ilgili, toplumu besleyen bir şeydir. Bunun için toplumun yaratıcılığı besleyen, rahat bir ortam gerekiyor.


YARATICI SÜREÇLER BENLİĞİMİZİ BESLİYOR


Yaratıcı koçluğu ilk sizinle duydum. Türkiye'de bilinirliği nasıl?

-Ben de duymadım açıkçası. Yurtdışında yaygın hatta Yaratıcı Koçluk Derneği var. Yazar, akademisyen, tasarımcı, mimar ya da ev hanımı yaratıcı koçluk alabiliyor. Ben şu an ağırlıkla yaratıcı sektörde çalışan insanlarla çalışıyorum.


Ne gibi konularla çalışıyorsunuz?

-İnsanların içindeki yaratıcı duyguları çıkarması, keşfetmesi ve bunları ortaya çıkarmasıyla, tıkanıklık yaşayan, motive olamayan, erteleme alışkanlığı olanlarla, kendini besleme şeklini bulmak isteyen insanlarla çalışabiliyorum. Hiç bilmediğiniz ama çok yaratıcı olduğunuz bir yön olabilir. Bulmanın tek yolu da denemek. Bazen tek başına nasıl bulunacağı bilinmiyor, o konuda tekniklerle yol göstericilik yapıyorum. Bazen de birisi hobisini keşfetmiş oluyor, ama bunu ticari boyuta taşıyacağını bilmiyor. Orada da iş modeli geliştirme, o yaratıcı süreçle ilgili sektörde görünür olmayla ilgili yardımcı oluyorum. Bazen de bir konuda derinleşmek isteyen insanlarla çalışıyorum.


Çocuklarda, öğrencilerde yaratıcılık çalışmanın öneminden bahsedebilir misiniz?

-Özellikle, o dönemde tutkusunu keşfettiği zaman kendini besleyecek bir şey buluyor. İlla ki profesyonel olarak yapması da şart değil. Yaratıcı süreçler, hobiler benliğimizi besliyor, o yüzden ne kadar erken keşfedilirse o kadar iyi oluyor.


Photo by Nikita Kachanovsky on Unsplash


Yaratıcı koçluk süreci nasıl ilerliyor?

-İlk başta yaratıcı potansiyele göre testlerle, önceki formlarla danışanımla aynı sayfaya gelmeye çalışıyorum. Öncesinde onu anlamak ve onun ihtiyacı ne ise ve nereye varmak istiyorsa onu anlamaya çalışıyorum. Sonrasında hedefler belirliyoruz, koçluk süreciyle ilerliyor ve izliyoruz.


Yaratıcı koçluk almam gerektiğini nasıl anlayabilirim?

-Kendinden şüphe duymak çok önemli bir kriter. Bir şeyi daha iyi yapabileceğini ya da eksik yaptığını düşündüğünde, kendini başkasıyla kıyasladığında, onaylanma ihtiyacı varsa, mükemmeliyetçilik varsa, kendini sabote etme eğilimi varsa ipucu olabiliyor.


Koçluktan yaratıcı koçluğa nasıl geçiş yaptınız?

-Koçluk eğitimi aldıktan sonra, 20 seneye yakın bir yaratıcı sektör deneyimimle birleştirmek üzerine düşündüm. İhtiyacı gözlemledim ve büyük bir ihtiyaç olduğunu gördüm. Yurtdışı literatürlerini tarıyorum, dernekteki eğitimleri takip ediyorum.


Sizin için ilham veren yaratıcı kişiler kimlerdir?

-Haruki Murakami, Barış Özcan, Zaha Hadid, Karim Rashid, Leonardo Da Vinci, Van Gogh, Picasso, Dali, Tim Burton, Steve Jobs, Hüseyin Çağlayan.


Bonus: Hangi Tür Yaratıcısın Testi (Türkçe) için tıklayın.

Adobe Create Hangi Tür Yaratıcısın Testi için tıklayın.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Telif Hakkı©2020 FINECOACHING. Tüm Hakları Saklıdır. İçerikleri tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://www.thefinecoaching.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.