• finecoaching

Duymaya değer bir ses: Yanındayım.

En son güncellendiği tarih: 18 Kas 2020


İyi hissetmemek, moral bozukluğu, üzgünlük hali… hepsi çok doğal. ⁠ ⁠ İyi hissetmeyi istemek de oldukça doğal, peki o ruh haline nasıl ulaşıyoruz?⁠ ⁠ Kendimizi iyi olmadığımız halde “İyiyim.” diyerek iyi olduğumuza inandırmak elbet bir seçenek. Bu durumda can sıkan bir durumu halı altına süpürebiliriz, başka bir zaman çözmek üzere erteleyebiliriz.⁠ ⁠ Kendimizi iyi değilken iyi olmaya ‘zorlayabiliriz’ de. “İyiyim… İyiyim…” Aslında iyi olmayı dayatmak, durumu reddetmek ve kendimize uyguladığımız bir pasif şiddettir. Bu durum ayakkabının içine taş girmişken koşmaya devam etmeye benzer. Yol devam ettikçe ve biz daha çok koşmak istedikçe, taşın verdiği sıkıntıyı ne kadar görmezden gelebiliriz?..

İncittiğimiz yerden onaracağımız durumlar biriktiririz, yorgun düşene dek.⁠ ⁠


Durup nefes almak, kendimizi bir arkadaşımızı dinler gibi dinlemek, yoklamak, şefkatle kabullenmek, “Yanındayım.” demek ve varsa ihtiyacı belirlemek gerek… sonra o taşları çıkarıp durmak veya yola devam etmek ya da yeni bir yol çizmek.


Öz şefkat; gerçeğe gözünü kapama, olumsuzlukları inkar ya da acıyı reddetme değildir. İstenmeyen bir durumla karşılaştığımızda, iyi hissetmediğimizde bu durumu kabullenme ve sevecenlikle kendimizi sarma halidir…

Bir çocuğu sevgiyle yerden kaldırır gibi, elimizden tutarak ve düşmenin de en doğal durumlardan biri olduğunu bilerek… ⁠

Bu noktada bizi durduran bir durum varsa profesyonel bir koçla, ihtiyaç halinde bir terapistle çalışmak ve içe yönelmek göremediğimizi görmede, duyamadığımızı duymada ve öz-şefkatimizi kazanmada yardımcı olur.⁠

Kendimize olan şefkatimiz düğümlerimizi incitmeden çözmemizi, batan dikenleri kolayca çıkarmamızı sağlayarak ve kendimizle olan bağımızı güçlendirerek yolumuza sevgi, huzur ve ihtişam getirir.⁠ ⁠ Şefkatle ve sevgiyle..⁠.



Son Paylaşımlar

Hepsini Gör